21 Nisan 2020 Salı

‘COVID-19 İzmir Sivil İzleme Ağı Deklarasyon’


Küresel düzeyde etkisini gösteren COVID-19 virüsünün yayılımını azaltabilmek adına ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda uluslararası düzeyde ciddi önlemler alınmaktadır. Bu önlemlerden birisi de 28 Mart 2020 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Hukümet’i tarafından alınmış olup, 30 Büyükşehir de İl Pandemi Kurulları’nın oluşturulacağı yönündedir.
Alınan bu önlemin ardından, ‘hak temelli alanlarda çalışmalar yapan’ sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bu alanda çalışan akademisyenler, farklı uzmanlık alanlarından profesyoneller ve bireysel aktivistler olarak, ‘hemşerilik ruhu’ ile kent kamuoyuna çağrıda bulunduk. Bu çağrımızın temel hedefini kısaca özetlersek;
·         Türkiye’nin de imzacısı olduğu ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış ‘Sağlık Hakkı’ temelinde ‘Bulaşıcı Hastalıklara Karşı Mücadele’ kapsamında,’bilgi notları’ hazırlayarak sivil toplum olarak kent karar alma süreçlerine katılmak,
·         İzmir İl Pandemi Kurulu’na hak temelli çalışan sivil toplum kuruluşları olarak ihtiyaç duyulacak alanda /sahada gönüllü olarak katkı sunmak,
·         Kent kamuoyunu koruyucu ve önleyici tedbirler doğrultusunda yönlendirebilmek için yetkili kurullardan gelen bilgileri temel alarak şeffaf ve güvenilir şekilde ‘bilgi paylaşımı’ yapmak,
·         Ekonomik, sosyal ve kültürel hayatın mevcut durumdan en az etkilenmesini temel alarak ‘yenilikçi fikir ve öneriler’ geliştirmek ve bu önerileri ‘çevrimiçi kuluçka’ üzerinden kamuoyu ile paylaşmak,
·         Ağın temel hedef kitlesi ‘Kırılgan gruplar’ olarak belirlenmiştir. Temelde; 60 yaş üstü bireyler, kadınlar, çocuklar, engelliler, mülteciler ve LGBT bireyler ile her türlü ayrımcılığa uğrayan bireyler bu ifadenin içerisinde yer almaktadır. Çünkü adı geçen bu gruplar toplum içerisinde diğer gruplara nazaran daha sınırlı fiziksel ve sosyal sermayeye sahiptir. İçerisinden geçtiğimiz bu tarihi süreç onların ‘yaşam hakkı’ bağlamında da öncelikli tedbirlere ihtiyaçlara olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, ağ olarak bu konuya ayrıca özen göstermekteyiz.
·         Son olarak ise,  adı geçen ağ; pandemi süresi ve sonrasında kurulacak mekanizmalar aracılığıyla, kent dinamiklerini esas alan ve evrensel standartlara uygun ‘Kent Pandemi Eylem Planı’ oluşturularak, izlemesinin yapılabileceği sivil bir platform olarak kurgulanmıştır.
Çağrımıza toplamda bu zamana kadar kurumsal ve bireysel aktivist olarak 30’a yakın olumlu yanıt gelmiş olup, yakın zamanda ortak bir bildirge ile bunu kamuoyu ile de paylaşmayı planlıyoruz.
Bu sebeple sizlerinde en yakın zaman içerisinde bu bildirgeye varsa görüş ve önerilerinizi yazmanızı rica ediyoruz. İkinci olarak, eğer mevcut deklarasyon sizler için uygunsa kurum veya birey olarak imzanızı beklemekteyiz.
‘COVID-19 İzmir Sivil İzleme Ağı Sekretaryası’
Kemal GÜLPINAR